Kitap Şuuru

Kitap Şuuru Follow

"Kitap Şuuru insanlık şuurudur."
Takipte kalın. 🙂

http://www.kitapsuuru.com/

947 Followers  430 Follow

Share Share Share

Peter Burke Annales Okulu'nu İslam Armağan Çakır(@i.armagancakir )değerlendirdi.
"Ülkemizde tarih eğitimi görmekte olan veya görmüş olan kişileri etkileyebilecek olan bu eser okuyucuya farklı bir bakış açısı katmaktadır. Annales Okulu kitabı, siyasi tarihten biraz uzaklaşmayı, tarihte yaşamış olan “Ötekine” de zaman ayırmayı, en önemlisi düşünce tarihine daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır."
Devamı sitemizde
http://kitapsuuru.com/annales-okulu.html @dogubatiyayin #fransızdevrimi #kitap #kitaptanıtımı #kitapeleştirisi #book #read #okuma #anlatma #kritik #kitapsuuru #kitapşuuru #annales #tarih #sosyoloji #felsefe
"İlyas Hanna Seyahatnamesi"
Zafer Saraç tahlil etti.
"lyas Hanna'nın hayatı hakkında detaylı bilgi mevcut değildir. Edinilen bilgilere göre seyyah İlyas Hanna'nın ailesi Yemen'den Irak'a göçmüştür. Keldani inancına sahip ve Musullu olduğu birçok kez kendi beyanatıyla sabit olmakla beraber, birden fazla dili konuşabildiği1 iyi bir dini eğitim aldığı malumdur. Seyahatnamenin hikayesi, ilgili notların 20. yüzyılın başında Rahip Anton Rabbath tarafından Halep'te bir Süryani kilisesinde bulunmasıyla başlamıştır. Papaz İlyas'ın yazmış olduğu seyahat notları farklı dillere (İngilizce- Almanca) çevrilmekle beraber, Türkçeye Bekir Keskin'in girişimleri neticesinde 2010 yılında çevrilmiştir." Devamı sitemizde:
http://kitapsuuru.com/ilyas-hanna-seyahatnamesi---bir-osmanli-tebaasinin-guney-amerika-yolculugu--1668-1683-.html

#kitapşuuru #kitap #kitaptanıtımı #kitapönerisi #kitapokumak #kitapsevsr #kitapaşkı #kitapkurdu #türkkitap #okumak #seyahatname #ilyashanna
@biozafer230 @kitapyay
"Ölü Canlar"
Merve Özgenç tahlil etti. "Eser, iki kitaptan oluşmaktadır. İlk kitapta Rusya’nın neredeyse en kötü yanları yansıtılmıştır. İlk kitap, ikinci kitaba göre çok daha uzundur. İkinci kitap ise hala iyi insanların da olduğunu, iyileşmek için bir umudu simgelediklerini anlatmaktadır. Gogol, ikinci kitabı ele alırken yaşadığı ruhsal bunalımlar sebebi ile nüshaların çok büyük bir kısmını yakmıştır. Bu sebeple ikinci kitap yarımdır. Geride kalan nüshalar ise ölümünden sonra basılmıştır." Yazının devamı sitemizde:
http://www.kitapsuuru.com/olu-canlar.html

#kitapşuuru #kitaptanıtımı #kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #kitapsözleri #türkkitap #okuma #ölücanlar #iskele
@merveibrahimova
Hicaz Çöllerinde Bir Avuç Türk’ün Kahramanlığı Ömür Kızıl tahlil etti.
Müdafaa edilerek, vatan kılınan Türk toprakları ile ilgili tarihsel anlatıları hemen hemen her Türk haklı bir gurur ile benimseyerek anıyor, okuyor, dinliyor ve anlatıyor. Bu gayet tabii bir olgudur. Ancak ne yazık ki bu durum, Türk tarih yazımı ve öğretiminde “zafercilik” (triumphism) adını verdiğimiz bir arketipin güç kazanması hususunda etkili olmuştur. Aynı zamanda zafercilik arketipi de bu hakikati besleyerek güçlendirmiştir. Dolayısıyla popüler kültüre hitap eden tarih kitapları ve örgün eğitimde okutulan tarih ders kitaplarına göz gezdirildiğinde zaferciliğin izlerini görmek mümkündür. Sayfalarca süren zafer anlatılarının yanında, yenilgi ile sonuçlanan savaşlardan ya hiç söz edilmemekte ya da birkaç satır ile geçiştirilmektedir. Peki ya o yenilgi yaşanan cephelerde canını ortaya koyarak savaşan ve çok kez de Osmanlı’nın sınır taşları olmak üzere kayıp vatanlarda bedenlerini bırakan aziz şehitler, türlü eziyetlere ve cefalara katlanan gazilerin Türk milletinin dimağına işlenmesi gereken hatıraları? Kaybedilen milyonlarca kilometrekareye yayılmış meçhul asker mezarları? Uğranılan katliamlar ve ihanetler? Bunlar da milleti millet yapan tarih bilincinde yer bulmayı hak etmez mi?

Devamı: http://www.kitapsuuru.com/hicaz-collerinde-bir-avuc-turk-un-kahramanligi.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
100 Soruda Kudüs
Semanur Ulu tahlil etti.
"100 Soruda Kudüs”, Kudüs için hem tarihi hem de coğrafi bir kılavuz niteliği taşıyor. Kudüs hakkında bilgi edinmek isteyenler, tarihçesini merak edenler ve Kudüs’ü ziyaret edecek olanlar için faydalı bilgiler içeriyor. Kudüs ile ilgili merak edilen ve bilinmesi gereken yüz soruya yazarlar yaptıkları araştırmalarla kısa ve öz biçimde cevap vermiş. Bu soru cevapların niteliğine göre eser üç ana bölüme ayrılıyor. Bu üç bölüm aynı zamanda tarihsel bir sınıflandırma. Birinci bölüm “Tarih İçinde Kudüs” başlığı altında Kudüs’ün tarihi, coğrafi ve dini önemine ilişkin soruları cevaplıyor." Devamı için;
http://www.kitapsuuru.com/100-soruda-kudus.html

#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapşuuru #kitaptanıtımı #kitaptahlili #kudüs #100 #rumuz #rumuzyayınları #zekeriya kurşun #aliihsanaydın @rumuzyayinlari @ulusemanur
Operasyon 1915
Muhammed Duran tahlil etti. "Belki ilkokul sıralarından beri adını duyduğumuz, Çanakkale Muharebeleri diyerek tarihe sığdırmaya çalıştığımız, birçoğumuzun ziyaret ettiği, “Çanakkale Geçilmez!” narasıyla hafızamıza kazınmış, 9.737 km2lik yüz ölçüme sahip bir şehir: Çanakkale. Coğrafyası küçük ama tarihi büyük, acısı taze, yarası derin, İstiklâl şairimizin deyimiyle “Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer” ikliminin yaşandığı, her karışına şanlı bayrağımıza rengini veren şehit kanlarının damladığı bir toprak… Olayın maddî yönüne eğildiğimiz için mi yoksa kayıplarımızı sadece rakamlarla, istatistiksel verilerle ele aldığımız için mi bilmiyorum ama bu acı hadiselerin ruhunu ne yazık ki gençlerimize aktaramamanın, Çanakkale’den çıkarılacak derslerin bilinciyle hareket edecek, çalışacak, üretecek bir nesil yetiştiremememizin ızdırabını taşıyorum. Merhum Turgut Özal başkanlığındaki Türk heyeti ile Japon heyeti arasında eğitim sisteminin değerlendirildiği bir görüşmede, Türk tarafından bir bürokratın Hiroşima felaketi hakkındaki yorumuna karşılık Japon bürokratın verdiği cevap kulağa küpe olacak mahiyettedir: “Sizin Çanakkale’niz on tane Hiroşima eder.” İşte bu kitap 1915 yılında destansı mücadelemizle geçilemeyen Çanakkale’nin 1918 yılında nasıl geçildiğini ve Siyonistlerin hedeflerine ulaşmak için yaptığı planlar neticesinde 1917 yılında Kudüs’ü ve ardından Osmanlı Devleti’nin bürokrasisini nasıl ele geçirdikleri anlatıyor."
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/operasyon-1915.html  #kitapşuuru #kitap #kitapanalizi #kitaptanıtımı #operasyon #1915 #çanakkale #kitaptahlili #tarih #ozanbodur @ozan_bodur
İstanbul’da İşgal Yılları
Ömer Karabayır tahlil etti.
Anılar iki ana bölümden ve alt başlıklardan oluşuyor. Hâliyle kronolojik olarak ilerleyen anıların başlarında o günün tarihi de yer alıyor. Yani anıların günlük şeklinde tutulduğunu söyleyebiliriz. “Mütareke İstanbulu” başlıklı ilk bölüm, yazarın, 6 Nisan 1920 tarihine kadar kaleme aldığı notlardan müteşekkildir. Anıların başlangıç kısmına özellikle değinmek gerektiğini düşünüyorum. Sunata, cepheden döndüğünde ilk iş olarak Hukuk Fakültesindeki tahsiline devam etmek için kaydını yenilemek ister ve kayıt yenileme işlemini yaptığında fakültedeki öğrenci sayısından bahseder. Bu husus çok dikkat çekicidir: Savaş öncesinde dokuz yüz kişilik mevcudu olan fakültede Sunata, on yedinci kişi olarak kaydını yenilemiştir ve anıları arasındaki şu cümle sanırım yirminci yüzyılın ilk çeyreğindeki Osmanlı’yı anlatabilecek en güzel sözlerden birisidir: “Ne kadar eksilmişiz.” (s.12)

Sunata, fakülteye kaydını yaptırdıktan sonra zor da olsa bir memuriyet bularak çalışmaya başlar. Annesine ve kardeşlerine bakabilmek için hem öğrenciliği hem memuriyeti bir arada ilerletmeye çalışır. Kitaptan anlaşıldığı üzere başarılı bir öğrenci olan İsmail Hakkı Sunata, particilikten nefret eden, siyâsete bulaşmamak gerektiğini savunan, hatta siyâssetten anlamayan, dürüst veya dürüst izlenimi vermeye çalışan bir karakterdir. Siyâsetten uzak bir görüntü sergilemeye çalışsa da zaman zaman İstanbul hükûmetini yerden yere vurmaktan geri durmaz. Özellikle hükûmetin İngilizlere ve Yunanlara karşı çok pasif kaldığını tekrar tekrar dile getirerek âdeta basiretsiz olduklarını haykırır.
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/istanbul-da-isgal-yillari.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Türk Kültüründe Vampirler Muhammed Şener tahlil etti.
Eski Uygur Türkçesinin metinlerinden hareketle şeytan veya daha genel ifadeyle demon türünden varlıkları karşılayan birçok adlandırma vardır. Özellikle 3 adlandırma içgek, özüt ve yek Türkçe kökenli, Türkçeye ait kelimelerdir. Yek kelimesi Türkçenin en eski sözlüklerinden Divan-ü Lugat'it-Türk'te de vardır. Bu sözlükte kelimenin karşılığı "şeytan" dır. Yek Orta Çağ'a ait sözlüklerde kötü cin, şeytan, iblis gibi anlamlarla karşılanır. Memlük Devleti dönemine ait bir Arapça-Kıpçakça sözlükte yek, sert bir rüzgâr şeklindedir ve kendisine toz bulutları eşlik eder. Yek ifadesinin yemek fiilinden türemiş olabileceği düşünülmektedir ve bu varlık muhtemelen bir tür insan yiyicidir ve sonraki çağların edebiyatının yamyamıdır.

Devamı: http://www.kitapsuuru.com/turk-kulturunde-vampirler.html

#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Türkçülükten İslamcılığa Milli Türk Talebe Birliği Ömer Umur tahlil etti.
Serkan Yorgancılar ve Doğan Duman Bey'lerin birlikte kaleme aldığı ve on bir yıl sonra ikinci baskısı yapılan eser, Türkiye’nin en uzun soluklu öğrenci hareketi olan Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) üzerine yazılmış ilk eserlerdendir. Eser aynı zamanda, yazarı olan Serkan Yorgancılar Bey'in yüksek lisans çalışmasından derlenerek hazırlanmıştır. Daha önce okumuş olduğum Muhittin Çolak Bey'in kaleme aldığı Her Şey Milliyetçi Türkiye İçin eseri, Ülkücü Hareket’in kuruluşunu, teşkilatlanmasını ve dönemin öğrenci hareketleri hakkında kafamızda fikir oluşması sağlamıştır. Bu eser de yine aynı dönemi farklı bir öğrenci hareketini anlamak, onların gözünden döneme, olaylara bakmak açısından özellikle de karşılaştırma yapabilmek açısından okunması gereken bir eserdir.

Devamı: http://www.kitapsuuru.com/turkculukten-islamciliga-milli-turk-talebe-birligi.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık Ümit Çalışkan tahlil etti.  Eser, bir hukukçu olan İsmail Küççükkılınç tarafından kaleme alınmıştır. Eserde Osmanlı’nın son devrinde rol oynayan aktörlere ve yaşanan olaylara ilişkin bütüncül ve sistematik bir inceleme yapılmıştır. Küçükkılınç, kendisini İslâmcı olarak ifade ediyor, ancak özellikle İttihadçılık konusunda kendi cenahına da eleştirileri var. Çünkü İslâmcı ve muhafazakâr kesimden farklı bir pencereden bakıyor İttihat ve Terakki’ye. Kendisinin de bir zaman İttihatçıları “kâfir, mason uşağı, koca devleti tarumar eden güruh” olarak gördüğünü, ancak daha sonra okuma ve araştırmalarıyla bunun hiç de böyle olmadığını ve bu noktadan hareketle de eseri kaleme aldığını belirtmektedir. Özellikle Abdülhamit’in tahttan indirilmesi meselesinden dolayı İttihat ve Terakki’ye ilişkin eleştirilere şu cevabı vermektedir: “… hocalarımızın, büyüklerimizin çoğu da Mehmed Akif, Elmalılı Hamdi Yazır, Hüseyin Kazım Kadri, Said Halim Paşa, Fatih Hoca gibi İslamcıların birer İttihadçı olduğunu ve Abdülhamid’in tahttan indirilmesini istediklerini bilmezdi.”(s.10)  Osmanlı’nın dağılma devrinde yaşanan tesiri hâlen hissedilen bazı olaylar, İttihat Terakki’ye ilişkin eleştirilerin odak noktasını oluşturan konular, İttihadçılığın Jön Türklük ve Kemalizm’den ayrılan yönleri literatüre, Türk fikir ve siyasi hayatına etki edecek şekilde ele alınmış ve izah edilmiştir. Yazarımız bu noktada çok farklı veya kimsenin incelemediği eserleri incelediğini iddia etmemektedir, ancak incelediği kaynakları tenkide tâbi tutarak önemli tezler ileri sürmektedir.
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/jon-turkluk-ve-kemalizm-kiskacinda-ittihadcilik.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Gittiler Fatih Oğuzhan tahlil etti.
Gittiler… A.Yağmur Tunalı, “Öyle yaşadılar, böyle gittiler” diyerek eserine başlarken kitabını bu cümle ile de özetliyor zaten. Girizgâhta kullandığı cümle o kadar çok manayı ve duyguyu içinde barındırıyor ki üstüne söz söylemek bile abes aslında.

Öyle yaşadılar, her biri dünyaya geldiği toprakların çocuğu olma idrakine varmış, aldıkları nefesin, içtikleri suyun, yedikleri ekmeğin hakkını fazlası ile vermiş, beslendikleri kaynağı da yaşadıkları coğrafyadan almanın, medeniyetlere medeniyet sunan kültür ırmaklarından kana kana içmiş ve hiç de bencilliğe kapılmayıp bu coğrafyadaki insanlara birer kutup yıldızı olmuş, adlarını bastıkları yerlere nakşede nakşede yaşamış âbide şahsiyetler.

Böyle gittiler, bu kısım ise kaçınılmaz son. Kimi için bir son,  kimi için vuslat,  kimi için de bir bilinmez, ama onların cephesinde gönül rahatlığı. Buna rağmen o kadar vermelerine rağmen yine de daha fazla verememenin ıstırabı, öte yandan o âbide şahsiyetlerin bu dünyadan göçerken yanlarında olma durumunda olmuş, her duygunun tarifine müsait hâlde kalan eserin sahibi A.Yağmur Tunalı.

Devamı: http://www.kitapsuuru.com/gittiler-.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Yahya Kemal Tarihin Estetik Yankısı Harun Görücüler tahlil etti.
Modern Türk şiirinin en tanınmış şairlerinden biri olan Ahmet Agâh ya da herkesin bildiği adıyla Yahya Kemal, modern ile klasik arasındaki güçlü rabıtayı bulmuş ve sanat anlayışındaki tutumunu buna göre belirlemiştir. Onun hayata, şiire, mimariye, musikiye hatta dine bakış açısında bu tutumun etkisi büyüktür. O, hayatı estetik bir perspektiften görmüştür. Tanburi Cemil Bey’i dinledikten sonra söylediği "O zaman karşımda altından bir kapı açıldı. Memleketime bu kapıdan girdim!"[2] sözlerinden de anlaşılacağı üzere Yahya Kemal, altın kapılardan geçen adamdır. Ya da öğrencisi Tanpınar’ın ifadeleriyle “Eve Dönen Adam”.[3] Sezai Karakoç ise Mehmet Akif ile Yahya Kemal’i karşılaştırırken sonunda ikisinin birbirini tamamladığı fikrini savunur. Ayrıca onların sanat anlayışından yola çıkarak Osmanlı medeniyetinin iki yönünü temsil ettiklerini söyler: “İkisi birden, bir imparatorluğu bütün halinde anlatıyorlar ve ifade ediyorlar. Osmanlı Devleti geçmişiyle ve batış anındaki görünüşüyle şiire giriyor ve sanat içi bir gerçeklik kazanıyor. İki şair böylece birbirini tamamlıyor, biri realizmi ve öbürü yeni divan tarzıyla, eskiyi ve yeniyi, klasiği ve çağdaşı, antik olanı ve moderni birbirine bağlayarak, Osmanlı İslâm medeniyetinin bu büyük vak’ası için, bir bütün halinde sanatın mesajını getirmiş oluyorlar.”[4] Cahit Tanyol’un Türkçenin Puşkin’i olarak gördüğü böyle abidevî şahsiyetleri anlamanın ve anlatmanın zorluğu aşikârdır.[5]
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/yahya-kemal-tarihin-estetik-yankisi.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir