Kitap Şuuru

Kitap Şuuru Follow

"Kitap Şuuru insanlık şuurudur."
Takipte kalın. 🙂

http://www.kitapsuuru.com/

938 Followers  450 Follow

Share Share Share

Gittiler Fatih Oğuzhan tahlil etti.
Gittiler… A.Yağmur Tunalı, “Öyle yaşadılar, böyle gittiler” diyerek eserine başlarken kitabını bu cümle ile de özetliyor zaten. Girizgâhta kullandığı cümle o kadar çok manayı ve duyguyu içinde barındırıyor ki üstüne söz söylemek bile abes aslında.

Öyle yaşadılar, her biri dünyaya geldiği toprakların çocuğu olma idrakine varmış, aldıkları nefesin, içtikleri suyun, yedikleri ekmeğin hakkını fazlası ile vermiş, beslendikleri kaynağı da yaşadıkları coğrafyadan almanın, medeniyetlere medeniyet sunan kültür ırmaklarından kana kana içmiş ve hiç de bencilliğe kapılmayıp bu coğrafyadaki insanlara birer kutup yıldızı olmuş, adlarını bastıkları yerlere nakşede nakşede yaşamış âbide şahsiyetler.

Böyle gittiler, bu kısım ise kaçınılmaz son. Kimi için bir son,  kimi için vuslat,  kimi için de bir bilinmez, ama onların cephesinde gönül rahatlığı. Buna rağmen o kadar vermelerine rağmen yine de daha fazla verememenin ıstırabı, öte yandan o âbide şahsiyetlerin bu dünyadan göçerken yanlarında olma durumunda olmuş, her duygunun tarifine müsait hâlde kalan eserin sahibi A.Yağmur Tunalı.

Devamı: http://www.kitapsuuru.com/gittiler-.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Yahya Kemal Tarihin Estetik Yankısı Harun Görücüler tahlil etti.
Modern Türk şiirinin en tanınmış şairlerinden biri olan Ahmet Agâh ya da herkesin bildiği adıyla Yahya Kemal, modern ile klasik arasındaki güçlü rabıtayı bulmuş ve sanat anlayışındaki tutumunu buna göre belirlemiştir. Onun hayata, şiire, mimariye, musikiye hatta dine bakış açısında bu tutumun etkisi büyüktür. O, hayatı estetik bir perspektiften görmüştür. Tanburi Cemil Bey’i dinledikten sonra söylediği "O zaman karşımda altından bir kapı açıldı. Memleketime bu kapıdan girdim!"[2] sözlerinden de anlaşılacağı üzere Yahya Kemal, altın kapılardan geçen adamdır. Ya da öğrencisi Tanpınar’ın ifadeleriyle “Eve Dönen Adam”.[3] Sezai Karakoç ise Mehmet Akif ile Yahya Kemal’i karşılaştırırken sonunda ikisinin birbirini tamamladığı fikrini savunur. Ayrıca onların sanat anlayışından yola çıkarak Osmanlı medeniyetinin iki yönünü temsil ettiklerini söyler: “İkisi birden, bir imparatorluğu bütün halinde anlatıyorlar ve ifade ediyorlar. Osmanlı Devleti geçmişiyle ve batış anındaki görünüşüyle şiire giriyor ve sanat içi bir gerçeklik kazanıyor. İki şair böylece birbirini tamamlıyor, biri realizmi ve öbürü yeni divan tarzıyla, eskiyi ve yeniyi, klasiği ve çağdaşı, antik olanı ve moderni birbirine bağlayarak, Osmanlı İslâm medeniyetinin bu büyük vak’ası için, bir bütün halinde sanatın mesajını getirmiş oluyorlar.”[4] Cahit Tanyol’un Türkçenin Puşkin’i olarak gördüğü böyle abidevî şahsiyetleri anlamanın ve anlatmanın zorluğu aşikârdır.[5]
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/yahya-kemal-tarihin-estetik-yankisi.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Batı Düşüncesindeki Büyük Değişme Semanur Ulu tahlil etti.
Batı Düşüncesindeki Büyük Değişme, Batı’da tam olarak neler olup bittiğini anlamamızı sağlayacak, onun kademeli gelişimini anlatan bir eser. Eseri tercüme ederek Türkçeye kazandıran ise meşhur Türk sosyolog Erol Güngör. Batıyı kendi şartları içinde değerlendiren eserin başlangıcını Durgunluktan Harekete Geçiş başlıklı bir yazı teşkil ediyor. Bu başlık içerikle tam bir uyum sağlıyor. Nitekim batı düşüncesindeki değişimin kökenine Paul Hazard durağanlıktan kurtulmayı ve seyahatin önem kazanmasını koyuyor. Seyahatin yaygınlaşması ve seyahatnamelerin kaleme alınmasının Batı düşünce hayatında bir takım karşılıkları var. Bunlardan en önemlisi Avrupa dışında da kendileri gibi “normal” insanların yaşadığını keşfetmek. Bunun yanı sıra Paul Hazard seyahatnamelerin zamanla hiç gidilip görülmemiş yerleri hatta gerçekte hiç var olmayan yerleri anlatan kurgu eserlere evrildiğinden de bahsediyor. Adı anılmasa da bahsedilen ütopik kurgular. Birkaç eser ve yazar adı vererek örneklendirdiği bu alanda Thomas More’un adına rastlamamak şaşırtıcı. Devamında eser Batı düşüncesindeki değişimin bir başka merhalesini ele alıyor. Tarih anlatılarını bir dogma gibi benimseyen Batı dünyası için bunların şüphe duyulabilir hatta yanlışlanabilir olduğunun fark edilmesi şüphesiz mühim bir dönüm noktasıydı. Ayrıca eserin devamında daha detaylı ele alınacağı şekilde kurumsal bir din olarak Hıristiyanlığın hükmettiği bir coğrafyada dinin ve kutsal kitapların otoritesini sarsan ilk merhale bu olsa gerektir.
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/bati-dusuncesindeki-buyuk-degisme.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir #erolgüngör
Burak Atıcı(@sontugra55 ), Bahaeddin Özkişi'nin Sokakta eserini tahlil etti.

Bu yazı, en az değerlendirilen kitap kadar ilginç olacak bir kitap değerlendirme yazısıdır. İnsanın varoluşundan beri içinde bulunduğu mücadelenin bir nevi dışa vurumudur. Yanlış hatırlamıyorsam 2005 senesiydi. Çocukluğumdan beri hep bir mücadelenin tarafı olmuş ben, bu sefer 64 kareden oluşan satranç isimli strateji, akıl ve hissiyat üzerine kurulu bir zekâ oyunun tarafıydım ve rakibimle mücadele halindeydim. Satrançla ilgili olanların bileceği üzere oyun "pat" ile sonuçlanmıştı. Devamı: http://www.kitapsuuru.com/sokakta.html @herzamanokunacakkitaplar @bibliyofilantrop @gokturkomer @ayscalik #kitap #kitapsuuru #kitapşuuru #tarih #edebiyat #roman #türkedebiyatı #tahlil #inceleme
Ateş Denizi Nuri Civelek tahlil etti.
Roman, Ayvazoğlu’nun masasına bırakılan Galip Tahiroğlu’na ait birtakım evrak-ı metruke ile başlar. Galip Tahiroğlu eski bir Dar’ül Fünûn mensubudur. 1933 tarihli üniversite reformu ile tasfiye edilmiştir. Galip Tahiroğlu pek çok kader ortağı kadar şanslı değildir, zira muallim olma imkânı da verilmiştir. İşini kaybeden ve nişanlısından ayrılan Galip Bey, buhran geçirmiş, eve kapanmış ve vaktinin büyük kısmını musiki üstadı Tamburî Cemil Bey’in eserlerini dinlemeye hasretmiştir. Galip Tahiroğlu, Tamburî Cemil Bey’i hakkındaki merak halesi eserlerini dinleyerek genişletmiş ve bir biyografi kaleme alma iddiasının peşine düşmüştür. Sahaf sahaf gezen, kütüphaneleri aşındıran biri olarak Tamburî Cemil Bey’in hayatını araştırma defterleri romanın çıkış noktalarından birini oluşturmaktadır. Tamburî Cemil Bey’in talebesi olmuş ve ona aşkla bağlanmış Leyla Hikmet’in hatıra defteri üzerinden iz sürer. Bu arada Leyla Hikmet’in, romanın ilerleyen sayfalarında Galip Bey’i terk eden nişanlısı Devran Hanım’ın teyzesinin arkadaşı olduğunu belirtelim. Galip Tahiroğlu, Tamburî Cemil Bey için tuttuğu otuz beş defteri (hatıratı) yayımlamamıştır. Bu defterlerin yıllar sonra Galip Tahiroğlu’nun dayısının oğlu Nezih Bey tarafından Ayvazoğlu’na ulaştırıldığını hatırlatalım. Galip Tahiroğlu’nun evrak-ı metrukesi sadece Tamburî Cemil Bey hakkındaki araştırma defterlerinden oluşmaz. Galip Tahiroğlu hayranı olduğu bir başka isim, Şeyh Galip ve Hüsn-ü Aşk eseri üzerine yazmaya niyetlendiği Ateş Denizinde Üç Gün adlı romanın müsveddeleri yer almaktadır. Galip Tahiroğlu, romanın sadece beş bölümünü yazabilmiş, yani tamamlayamamıştır, zira ömrünün büyük kısmı Tamburî Cemil Bey’in izinde geçmiştir. Bu eser de ismini beşinci bölümün başlığından alır.
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/ates-denizi.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Babür Şah Eyüp Yılmaz tahlil etti.
Fergana yılları Bâbür için oldukça zorlu ve çetin geçecek yılların habercisi idi. Henüz çok genç diyebileceğimiz on iki yaşında tahta geçmesi kendi emrindeki kumandan ve beylerin bir kısmının kendisini tanımaması üzerine Bâbür’ü bunlarla mücadeleye sevk etmiştir. Mücadeleler Bâbür’ün yakasını bırakmamış, Semerkand hükümdarı amcası Sultan Ahmed Mirza ve Taşkent’te Moğol Han’ı Mahmud Han ile mücadeleye girişmiştir. Bu mücadeleler sonucu Semerkand’a hâkim olsa da bu hâkimiyet uzun sürmedi. Çünkü Bâbür’ün rakipleri oldukça güçlü idi. Rakiplerinden Muhammed Şeybani Han’ın güçlü olması nedeniyle Bâbür Fergana’da tutunamadı. Ardından önce Kâbil ve sonra Hindistan Bâbür’ün taht merkezi oldu. Bâbür Hindistan’da 1526-1858 arasında hüküm sürecek bir devletin Bâbürlü Devleti’nin temelini attı. Bâbür’ün birikimli bir hükümdar olması gerek devlet adamlığı, gerekse bilgeliği Bâbürlü Devleti’nin uzun yıllar hüküm sürmesini sağlamıştır. Yazar Bâbür’ün Hindistan’ı hâkimiyetine değin süreci gayet akıcı bir üslupla ve özetle eserinde okura aktarmıştır.
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/babur-sah.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Atsız - Türkçülüğün Mistik Önderi
Semih Gönül tahlil etti.
Türk milliyetçiliği fikrinin şahsımda filizlendiği yıllar gençlik yıllarımdı. Lise birin sonu veya lise ikinin başı. O yılları yaşayanlar çok iyi bilir ki kanında durdurulamayan bir sel vardır sürükler alır seni. O demleri yaşarken iyi ki Atsız’la tanışmışım diyorum. Kürşad attan düşmüş ama ölmemiş, Kurtkaya elini çözerken karanlık onu yutmuştu. Ardından yeni bir devlet ve aydınlık yarınlar. Gençlik yıllarımda Atsız benim için iyi bir edebiyatçı, iyi bir tarihi romancıydı. Sonraki yıllarda daha fazla Atsız okumaya başlayınca içimdeki Türklük hamaseti katı bir gerçekçilik ve romantik bir ülkücülüğün karışımına dönüştü. Ne tam anlamıyla toz pembe hayaller içinde at koşturan bir romantik ne de duygulardan arınmış, belki de duygularını esen yele vermiş bir realisttim. Deli dolu olmaktansa dolu bir deli olmak kısacası gerçekler üzerinden hayal kurabilen bir roman kahramanı gibi yaşamaya başladım hayatı. Ergenlik psikolojisinin verdiği kişisel efsane rolü büründüğüm o yıllardaki Atsız portresiyle şimdiki Atsız abidesi arasında dağlar kadar uçurum olduğunu gördüm.
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/atsiz---turkculugun-mistik-onderi.html
#türk #türkiye #türkroman
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Bir İnsan: Karl Marx Zafer Saraç tahlil etti.
Eserin isminden de anlaşılacağı üzere ki- Bir İnsan lafzı ile başlamaktadır- Karl Marx’ın kitleleri peşinden koşturan fikirlerine ek olarak, bir insan olarak onu ön plana çıkaran hayatının en girift noktalarını netleştiren bir kitap karşımıza çıkmaktadır. Yazar Tuncer Günay yıllar boyu yaptığı okumalarla sağladığı birikimini bu eserle okuruna yansıtmaktadır. Eserin yazılış amacı ilk bölümde açık bir şekilde belirtilirken, iki önemli sebebin altı çizilir. İlk olarak yazar kitapla ilgili çalışmalarını merhum Alparslan Türkeş’in sol düşünceler hakkında kendisine tevdi edilen görevi yerine getirmek kastıyla başlarken, çalışmalarını ileri boyuta ulaştırıp, Marx’ın biyografisini yazmayı amaç edinir. Diğer taraftan Marx’ın ülkücü camia tarafından sevilmesinin bir zaruret olmamasına rağmen onun fikirlerinin azami ölçüde bilinmesi gerçeğinden hareketle bir rehber kitabı okuruna ulaştırma emeli güder.
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/bir-insan--karl-marx.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Günün Kitabı: Vatan Namus İttihad Muhammed Hüseyin Güneş tahlil etti.
Girizgâh olarak öncelikle İttihat ve Terakkiye ilişkin olarak Türk toplumunun kafasında yer alan soru işaretlerinin varlığına duçar olmuş birisi olarak okumamamızın en büyük problemlerimizden birisini teşkil ettiğini ifade etmek isterim. Bilgi kaynaklarımız bugün için başta televizyon olmak üzere, sosyal medya, internet vesaire olarak sınıflandırılabilir. Bu kaynaklar ise ne yazık ki bilgi kaynağı olarak nitelendirilmekten ziyade bir popüler kültür elçiliği temsil etmekte ve bugünün insanı için ne yazık ki kolay bilgi edinebilme imkânını aynı zamanda olumsuz yönlere çekebilmektedir. Bu olumsuzluğun en çok sezildiği yerlerden birisini de İttihat ve Terakki Cemiyeti oluşturmaktadır. Hâlbuki işin içyüzüne vakıf olunduğunda görülenler ise başlı başına bir başka dünyaya kapı aralandığına şahit olmaktadır. Bu başka dünyalara açılmanın en temel yolunu ise insanlığın ilk gününden bugüne değişmeyecek şekilde kitaplar oluşturmaktadır. Her konuda kitaplara danışılması elzemdir, hele ki konumuz İttihat ve Terakki gibi netameli bir konu ise bu takdirde kitaplar başucu kaynağı olmadan ne yazık ki toplum tarafında yapılan yaftalamalara sebebiyet verildiği üzülerek izlenilmektedir.
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/vatan-namus-ittihad.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Günün Kitabı: Kutadgu Bilig’e Göre Türk Savaş Sanatı Ömer Karabayır tahlil etti.
Tarihte Türkler, çoğunlukla yaşadıkları coğrafyadan kaynaklanan nedenlerden dolayı harp hâline sürekli hazır bulunmak durumunda kalmışlardır. Sert iklim koşulları, kıtlıklar, mecburî göçler sırasında yaşanacak olumsuzluklar onların diri kalmalarını ve harple yaşamalarını zorunlu kılan nedenlerden bazılarıdır. Ancak belki de en önemlileri, tarih boyunca cihan hâkimiyeti mefkûresi ile kalplerini doldurmaları ve “esaret”in kelime anlamını bilmemeleridir.
Türklerde, özellikle bozkırda ordu, milletten ayrı düşünülmemiştir. Dolayısıyla her birey er olarak yetiştirilmiş; günlük yaşamda, savaş haricindeki zamanlarda gerçekleştirilen av, spor gibi faaliyetlerde de zinde kalmak amaçlanmıştır. Bu nedenledir ki Türkler savaş sanatında ustalaşmış, ustalaşmak zorunda kalmışlardır..
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/kutadgu-bilig-e-gore-turk-savas-sanati.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Günün Kitabı: Bilim, Din, Türkçülük Semanur Ulu tahlil etti.
Bilim, Din ve Türkçülük, İskender Öksüz’ün son kitabı. Panama Yayınlarından çıkan üç yüz yetmiş dört sayfalık bu kitap beş ana başlıktan ve bir ek bölümden oluşuyor. En sonda yer alan bu ek İskender Öksüz’ün İhtimal Dergisi için verdiği bir röportaj ve İskender Öksüz’ü anlamak için onun fikirlerinin çok kısa bir özeti niteliğinde. Kitabı oluşturan diğer beş bölümün başlıkları sırasıyla şöyle: Bilim ve Din, Bilim Çevresi, Bilim Eğitimi, Bilim ve Teknoloji, Demokrasi, Bilim ve Türkçülük. İskender Öksüz’ün diğer kitaplarını okumuş olanlar girişin bilim mevzusuyla yapılmasına aşinadır. Yazar bir kez daha bilim konusundaki düşüncelerini çeşitli atıflarla ve örneklerle net bir şekilde açıklıyor. Öksüz’ün tüm kitaplarını okuyup da onun ortaya koyduğu bilim anlayışına ikna olmayan sanırım yoktur. İlk bölüm olan Bilim ve Din başlığı altında özellikle evrim ve din ilişkisini hem Hristiyanlık hem de İslamiyet açısından değerlendirmesi çok mühim. Yıllarca çeşitli söylem kirlilikleri ve yalan yanlış söylemlerle kirletilen bir sahaya daha berrak bakmamızı sağlıyor İskender Öksüz. Çeşitli İslam alimlerinden Darwin’e kadar uzanan bir perspektifte evrim konusunu ve dinle ilişkisini ele alıyor. 
Devamı: http://www.kitapsuuru.com/bilim--din--turkculuk.html
#kitap #kitapokumak #kitapsever #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #book #kitapsözleri #türkkitap #turkiye #turkroman #turk #islamofobi #islam #fobi #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumabayramı #okumakguzeldir
Günün kitap tanıtımı: Hibrit Hikâyeler. Muaz Ergü tahlil etti.
"
Minimalist öykü… Uzun zamandır tartışılan, Avrupa’da birçok örneği olan bir tür. Zamanın ruhuna uygun bir anlatı biçimi. Artık uzun okumalar, uzun yolculuklar, uzun serüvenler çok da hoş karşılanmıyor. Anlık algılar, hızla geçip giden imgeler… Evet, Boynukara’nın öyküleri kısa, öykünün klasik kuralları dışında ama bir anda okunup tüketilecek metinler değil. Kısa ama öz ve çarpıcı… Sımsıcak, samimi, kucaklayıcı… İnsanın kadim yalnızlığı da var bir düğün alayının kalabalığında yitip gitmesi de… Hüznün dipsiz kuyuları da mutluğun sonsuz kanatları da… Kitap da basit olanın, sıradan olanın seçkinliği, büyüklüğü var."
Yazının devamı için;
http://www.kitapsuuru.com/hibrit-hikayeler.html

#kitap #kitapşuuru #kitapokumak #kitapsever #hibrithikayeler #hikaye #öykü #kitapaşkı #kitapkurdu #kitapönerisi #kitaptahlili #kitapsözleri #okumakeyfi #okuma #okumazamanı #okumasaati #okumakgüzeldir